Terms and Conditions Cookie Policy
top of page

Ömer Seyfettin’den Sait Faik’e: Bir Çevirmenin Yol Haritası

  • Yazarın fotoğrafı: Kaan Karakoç
    Kaan Karakoç
  • 25 Ara 2025
  • 1 dakikada okunur

Bir çevirmen kendisini nasıl geliştirebilir? İşi kelimeleri kullanmak olan birisi kendi dilini nasıl zenginleştirebilir?


Konunun sadece hedef dile hakim olmak olmadığını iddia ediyorum. Hatta kendi dilini çok daha iyi bilmek gerektiğini düşünüyorum. Kendi dilinin köklerini, tarihsel gelişim aşamalarını, önemli yazarlarının içinden geçtikleri değişimleri, verdikleri mücadeleleri, ilkelerini ve bunların topluma nasıl yansıdığını anlamadan, dilin söz dizimi üzerinde çalışma yapmadan, elimizdeki kaynağı nasıl daha iyi kullanabiliriz ki?


Ömer Seyfettin'in Türkçemizi sadeleştirip, sokağa indirmesinden başlayıp, Nurullah Ataç'ın dil devrimi teorisi için açtığı yolu öğrenmeden, Üstad Sait Faik Abasıyanık'ın bireyin modernleşmesi ve insan ruhunun haritasını çıkarması yönündeki mücadelelerinin öykülerindeki izlerini okumadan, bu yolda Don Kişotvari yolculuklarını anlayıp, sindirmeden Türkçemizin ve dolayısıyla dilimizin bağımsızlığını korumak pek mümkün görünmüyor bence.


Çok klasik bir söylem olacak belki ama bir millet dilini kaybederse, önce kültürünü sonra bağımsızlığını kaybeder. Çevirmenin bu mücadeledeki rolü hiç azımsanmamalıdır. Çevirmen kendi dil kültürümüzün dünyaya açılmasında ve dünya kültürünün Türkçede yeniden vücut bulmasına aracılık etmesinde başrol oynar. Bu nedenle çevirmenler olarak öncelikli görevlerimizden bir tanesi, hatta en önemlisi Türk dilinin yapı taşları olan yazarlarımızı okumak, özümsemek ve dili nasıl kullandıklarını anlamaktır.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page
Privacy Policy