İş Yaşamında Kalite: Ego Tatmini mi, İşin Hakkını Vermek mi? (Bölüm 2)
- Kaan Karakoç
- 14 Oca
- 2 dakikada okunur
Kaliteli iş çıkarmanın benim açımdan iki farklı yönü var. Bu iki yönü Steve Jobs'un iş anlayışı üzerinden daha iyi ifade edebileceğimi düşünüyorum. Birçok kişi Steve Jobs'un Apple markasının isim babası, fikir ve buluşlarının arkasındaki dahi kişi olduğunu bilir. Peki kaç kişi onun takıntı seviyesinde düzen merakı olduğunu biliyor? Belki biyografilerini okuyan ve filmini izlemiş olanların bilgisi vardır.
Evet, Jobs Macintosh bilgisayarı arkadaşları ile tasarlarken müşterinin görmediği alanlarda bile kabloların bir sanat eseriymişçesine düzenli bir şekilde döşenmesi konusunda ısrarcıydı. Diğer arkadaşları müşterinin görmediği kısımlarda kablolar düzenli olsa ne olur, olmasa ne olur tavrına karşı gelerek, düşüncesini şöyle temellendirdi: Bu cihaz bakıma gidecek ve bakım personeli açtığı zaman rahatça ve düzenli çalışabileceği bir ortam bulacak. Bir cihazın kalitesi sadece dıştan görüntüyle değil, her yönü ile kendini göstermeli diyordu. Bugün Apple bu anlayışın mirasını sürdürüyor ve hala dünyada en fazla cep telefonu satan marka konumunda. Neden? Çünkü bugün hemen herkes bilir ki Apple ürünleri evet pahalıdır ancak son derece kalitelidir.

Ancak yine biliyoruz ki Jobs son derece benmerkezci ve başkalarını çıkarları için kullanmaktan çekinmeyen biriydi. Şirketini istediği gibi yönetemeyeceğini anladığında ayrılıp kendi şirketini kurmuş ve yine çok başarılı olmuştu. Apple onun gidişiyle yokuş aşağıya gitmeye başlayınca onu geri çağırmışlar ve kendi anlayışıyla şirketi toparlamıştı. Peki bu onun karakterini değiştirdi mi? Hayır, tam tersine. Yine bencil ve kaba insan ilişkileri ile şirketini ve çevresini yönetmeye devam etmişti.
Bu ilk yazımdaki bencil insan kaliteli işler çıkaramaz savım ile çelişkili görünüyor olabilir. Ancak yazımın başında belirttiğim kaliteli işin iki yönü var söylemimi hatırlatmak isterim. İki tür kalite motivasyonu vardır:
1) Hizmet Yoluyla Kalite (Biz Bilinci):
Doğan Cüceloğlu'nun bahsettiği kalite budur.
Motivasyon: "İnsanlara saygı duyuyorum, onlara en iyisini sunmalıyım."
Odak: İlişki, fayda, toplum.
Sonuç: Hem ürün kaliteli olur hem de o insanla çalışmak huzur verir.
2) Özdeşleşme Yoluyla Kalite (Yüksek Ego / Sanatçı Bilinci):
Steve Jobs'un kalitesi budur.
Motivasyon: "Bu ürün BENİM bir uzantım. Eğer ürün kusurluysa, BEN kusurluyum demektir."
Odak: Eserin kendisi, mükemmellik, kendi tatmini.
Sonuç: Ürün muazzam kalitede olur (iPhone arkasındaki vidalar bile harikadır), ama o süreçte insanları kırıp dökebilir (İnsan ilişkileri kalitesi düşüktür).
Bu durumda cümlemi şu şekilde tamamlayabiliriz:
"Bencil insanların, ilişkilerde ve insani değerlerde kalite gibi bir dertleri olmaz. Ancak egolarını tatmin ettikleri bir nesne/eser söz konusu olduğunda, onu kendilerinin bir parçası gördükleri için saplantılı bir kalite sergileyebilirler."
Yani Steve Jobs, "halının altına pislik süpürmüyordu" çünkü halı onundu. Halıyı kendisi gibi görüyordu. Ama çalışanlarının duygularını veya tedarikçilerinin haklarını (biz bilinci gerektiren konuları) rahatlıkla halının altına süpürebiliyordu.
Günün sonunda ürününüz kaliteli olabilir ama insanlığınız "buharlaşmışsa", geriye kalan başarı sadece mekanik bir zaferdir.
Peki sizler iş yaşamınızda kalite bilincinizi hangi motivasyonla sergiliyorsunuz? Hizmet aşkıyla mı, yoksa imza atma tutkusuyla mı?




Yorumlar